Belgenin aslı ve sureti (fotokopi belge sorunu), ceza hukuku bakımından belgenin ispat kabiliyetine sahip orijinal fiziki varlığı (aslı) ile bu belgeden mekanik yollarla çoğaltılan onaylı (tasdikli) veya onaysız nüshalarının (suret/fotokopi) sahtecilik suçları karşısındaki hukuki statüsüdür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun çok istikrarlı içtihadına göre:
Onaysız Fotokopi Belge Sayılmaz: Noter veya resmî makam tarafından aslına uygunluğu onaylanmamış (tasdiksiz) alelade bir fotokopi, ceza hukuku anlamında "belge" niteliğini taşımaz; çünkü fotokopi üzerinde montaj ve tahrifat yapmak kolaydır ve aslı ibraz edilmedikçe hukuki sonuç doğurmaz.
Dolayısıyla, onay görmemiş sahte bir fotokopiyi ibraz etmek kural olarak resmî veya özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmaz. Ancak bu fotokopi bir kişiyi kandırıp dolandırmak için kullanılmışsa dolandırıcılık suçunun hilesi sayılabilir.
Hukuki Dayanak: TCK m. 204, 207; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 14.10.2003 gün ve E. 2003/6-232, K. 2003/250 sayılı içtihadı.
Örnek: Bir kimsenin başkasına ait tapu senedinin fotokopisi üzerinde tahrifat yapıp kendi ismini yazdıktan sonra bu onaysız fotokopiyi bir kuruma vermesi olayında; belgenin aslı bulunmadığı ve fotokopinin resmi bir tasdiki olmadığı gerekçesiyle sahtecilik suçundan beraat kararı verilmesi.
İlgili Kavramlar: Onaysız Fotokopi, Noter Tasdiki, Aslın İbrazı Zorunluluğu, İğfal Kabiliyeti Yokluğu.