Tanım: Kamu görevlisinin, kanunda ayrıca bağımsız bir suç olarak tanımlanmamış hallerde, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek veya görevini yapmaktan kaçınmak/geciktirmek suretiyle kamunun zararına, kişilerin mağduriyetine veya haksız bir menfaate neden olmasıdır.
Açıklama: TCK m. 257 ceza hukukunun genel ve tamamlayıcı (tali) bir normudur. Eğer memurun eylemi zimmet, rüşvet, irtikâp veya sahtecilik gibi özel bir suç oluşturuyorsa öncelikle o suç uygulanır; hiçbir özel suça uymuyorsa TCK m. 257 uygulanır. Objektif cezalandırılabilme şartı: memurun göreve aykırı davranışı tek başına cezalandırma için yetmez; eylem sonucunda kamunun zarara uğramış olması, kişilerin mağduriyetine yol açılmış olması veya bir kişiye haksız menfaat sağlanmış olması zorunludur (netice gerçekleşmezse disiplin suçu oluşur, ceza davası açılamaz).
Hukuki Dayanak: TCK m. 257; 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun
Örnek: Belediye fen işleri müdürünün imar mevzuatına açıkça aykırı olduğunu bildiği hâlde arkadaşına ait binanın kaçak katına ceza kesmeyip yıkım kararını kasten uygulamayarak arkadaşına haksız menfaat sağlaması eyleminin TCK m. 257/1 görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması.
İlgili Kavramlar: Genel ve tamamlayıcı norm, görevi ihmal, kamunun zararı, kişilerin mağduriyeti, 4483 sayılı Kanun