Tanım: Kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak, muhatabı olan kişiyi kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamaya mecbur etmesi (icbar), ikna etmesi veya muhatabın hatasından yararlanmasıdır.
Açıklama: TCK m. 250 üç ayrı irtikâp türü düzenler. İcbar suretiyle irtikâp (m. 250/1): kamu görevlisi vatandaşı baskı altına alır; işini yapmayacağını hissettirerek onu çaresiz bırakıp menfaate zorlar; cezası 5 yıldan 10 yıla kadar hapistir. İkna suretiyle irtikâp (m. 250/2): görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak aslında yasal olmayan bir ödemenin zorunlu olduğuna vatandaşı inandırır. Hatadan yararlanma (m. 250/3): vatandaşın eksik bilgisi veya hesap hatası sonucu fazladan ödediği parayı memurun bilerek sahiplenmesidir. Rüşvetten farkı: rüşvette iki taraf eşit şartlarda pazarlık yapar; irtikâpta ise memurun tek taraflı baskısı veya hilesi vardır, vatandaş mağdurdur (vatandaşa ceza verilmez).
Hukuki Dayanak: TCK m. 250; Yargıtay Ceza Genel Kurulu icbar içtihatları
Örnek: Bir gümrük muayene memurunun yasal olarak hiçbir eksiği bulunmayan ithalatçıya Bu evrakları ben imzalamazsam malların aylarca limanda çürür, 10 bin dolar vermezsen bu tır buradan çıkamaz diyerek taciri çaresiz bırakıp para almasının icbar suretiyle irtikâp suçunu oluşturması.
İlgili Kavramlar: İcbar (manevi baskı), ikna suretiyle irtikâp, rüşvet ayrımı, mağdurun çaresizliği