Kamu barışını bozmaya elverişlilik kriteri, failin gerçekleştirdiği söz, yayın veya tahrik edici eylemin; soyut bir rahatsızlık yaratmanın ötesinde, içinde bulunulan toplumsal ortam, zaman ve şartlar gözetildiğinde kamu düzenini fiilen bozabilecek, çatışma veya taşkınlık çıkarabilecek nesnel bir tehlike potansiyeline sahip olmasıdır.
TCK'daki ifade suçlarında (özellikle TCK m. 216/3, m. 217, m. 217/A) keyfî cezalandırmayı önleyen en temel somut tehlike testidir:
Hâkim yalnızca sözün içeriğine bakamaz; sözün söylendiği ortamı, failin kitleler üzerindeki etkisini ve toplumda yarattığı reaksiyonu incelemek zorundadır.
Eğer söz kaba veya incitici olsa dahi toplumda hiçbir infiale, taşkınlığa veya güvenlik krizine yol açmaya elverişli değilse, bu şart gerçekleşmediğinden beraat kararı verilir.
Hukuki Dayanak: TCK m. 216/3, 217, 217/A; Anayasa Mahkemesi norm denetimi ve bireysel başvuru kararları.
Örnek: Toplumsal gerilimin çok yüksek olduğu bir maç çıkışında binlerce öfkeli taraftara hitaben rakip takım taraftarlarını hedef alan kışkırtıcı bir konuşma yapılmasının "kamu barışını bozmaya elverişli" bulunması; buna karşılık kapalı bir kahvehanede iki kişi arasında söylenen benzer sözün bu elverişliliği taşımaması.
İlgili Kavramlar: Somut Tehlike Suçu, Nesnel Elverişlilik, İfade Özgürlüğü Güvencesi, Hâkimin Somut İnceleme Yükümlülüğü.