Ortak hüküm olarak aleniyet, bir eylemin, sözün veya yayının; gerçekleştiği yer, zaman ve kullanılan vasıtalar itibarıyla belirsiz sayıda kimse tarafından görülüp duyulabilecek, algılanabilecek ve öğrenilebilecek koşullarda icra edilmesidir.
Ceza hukukunda aleniyet ya suçun "kurucu unsuru" (örneğin TCK m. 214, 215, 216) ya da "cezayı artıran nitelikli hali" (örneğin TCK m. 125/4 hakaret) olarak düzenlenmiştir:
Fiilen Görülme Şart Değildir: Eylemin o anda kalabalık tarafından bizzat görülmüş veya duyulmuş olması gerekmez; görülüp duyulma olasılığının ve imkânının bulunması (aleniyete elverişlilik) yeterlidir.
Cadde, meydan, park, televizyon, gazete ve sosyal medya platformları (kullanıcı sayısı fazla olan açık hesaplar) doğrudan aleniyet alanlarıdır.
Hukuki Dayanak: TCK m. 125/4, 214, 215, 216, 217; Yargıtay Ceza Genel Kurulu aleniyet içtihatları.
Örnek: Bir kimseye kapalı bir ofiste baş başa hakaret edildiğinde basit hakaret oluşurken; aynı sözlerin caddede herkesin gelip geçtiği bir kaldırımda söylenmesi durumunda TCK m. 125/4 uyarınca cezanın aleniyet sebebiyle artırılması.
İlgili Kavramlar: Aleniyet Unsuru, Belirsiz Sayıda Kişi, Sosyal Medyada Aleniyet, Ağırlaştırıcı Neden.