Tanım: Tanık dinlemeye kanunen yetkili kılınmış bir merci (mahkeme, hâkim veya savcı) önünde usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenen kişinin, gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunması, gerçeği inkâr etmesi veya bildiği gerçeği kasten saklamasıdır.
Açıklama: TCK m. 272 adil yargılanma hakkını ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasını korur. Soruşturma aşamasında savcı önünde yalan tanıklık: 4 aydan 1 yıla kadar hapis. Mahkeme veya hâkim önünde yalan tanıklık: 1 yıldan 3 yıla kadar hapis. Tanıklıktan çekinme hakkı olanlar: kanunen tanıklıktan çekinme hakkı kendisine hatırlatılmayan kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması hâlinde ceza verilmez (TCK m. 273). Etkin pişmanlık (TCK m. 274): dava hakkında nihai hüküm verilmeden önce yalan tanıklıktan dönülerek gerçeğin söylenmesi hâlinde cezasızlık veya büyük indirimler öngörülmüştür.
Hukuki Dayanak: TCK m. 272, 273, 274; CMK m. 43-61 (tanıklık hükümleri)
Örnek: Ağır ceza mahkemesinde görülen cinayet davasında yemin ederek dinlenen bir görgü tanığının, sanığı olay yerinde bizzat gördüğü hâlde baskıyla Ben olay anında sanığı orada hiç görmedim, kahvehanede beraberdik diyerek yalan söylemesi eyleminin TCK m. 272/2 suçunu oluşturması.
İlgili Kavramlar: Yemin altında beyan, maddi gerçeği saklama, tanıklıktan çekinme hakkı (m. 273), yalandan dönme (m. 274)