Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suçu, kamu görevlisinin (özellikle polis, jandarma veya infaz koruma memurunun) kanunun kendisine tanıdığı meşru zor kullanma yetkisinin sınırlarını aşarak kişilere karşı orantısız, ölçüsüz ve gereksiz bedensel kuvvet kullanmasıdır (TCK m. 256).
TCK m. 256 çok açık ve doğrudan bir yollama normudur: "Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması hâlinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır."
Kamu görevlisinin bu fiili doğrudan TCK m. 86 (Kasten Yaralama) kapsamına girmektedir.
TCK m. 86/3-d gereğince ceza kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanması suretiyle işlendiğinden yarı oranında artırılarak verilir.
Orantısız güç sistematik ve insan onurunu kırıcı boyuta ulaşırsa eylem eziyet (m. 96) veya işkence (m. 94) suçuna dönüşür.
Hukuki Dayanak: TCK m. 256, 86/3-d, 94; 2559 sayılı PVSK m. 16 (Zor ve Silah Kullanma Yetkisi).
Örnek: Yere yatırılarak kelepçelenmiş ve tamamen etkisiz hale getirilmiş bir şüpheliyi, artık hiçbir direnme veya tehlike kalmamışken copla ve tekmelerle dövmeye devam eden polis memurunun TCK m. 256 delaletiyle kasten yaralama suçundan artırımlı olarak cezalandırılması.
İlgili Kavramlar: Orantısız Güç, PVSK m. 16 Sınırları, Kasten Yaralamaya Yollama, İşkence ve Eziyet Ayrımı.